e-ISSN: 2148-0842
Spinal ve Periferik Sinir Cerrahisi Bülteni
TND-SPSCG
Spinal ve Periferik Sinir Cerrahisi Bülteni

Spinal ve Periferik Sinir Cerrahisi Bülteni

2023, Sayı 100, No, 3     (Sayfalar: 032-036)

Hibrid Stabilizasyonun Avantaj ve Dezavantajları Nelerdir?

Neşe Keser 1 ,Erhan Emel 1

1 SBÜ, Hamidiye Tıp Fakültesi, Bakırköy Prof.Dr.Mazhar Osman Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği, Türkiye

Görüntüleme: 892
 - 
İndirme : 17

Spinal stenoz, disk hernisi ve dejeneratif instabilite gibi semptomatik dejeneratif hastalıklara yönelik birçok cerrahi teknik geliştirilmiş olup bunların arasında dekompresyon ve füzyon cerrahisi en çok kullanılan tedavilerdendir. Füzyon cerrahisinin birçok faydasına rağmen, enstrümantasyon başarısızlığı, komşu segment dejenerasyonu (KSD) ve psödoartroz gibi teknikle ilişkili çeşitli komplikasyonları vardır. Bu sorunları çözmek ve geleneksel füzyonun olumsuz etkisini gidermek amacıyla füzyonsuz (dinamik stabilizasyon) kavramı tanıtılmıştır. Ancak çalışmaların birçoğunda dinamik stabilizasyon sisteminin %34`e varan revizyon cerrahisi oranları ve de hareketin ve komşu diskin korunmasında önemli bir avantajı olmayabileceğini gösteren sonuçlar bildirilmiştir. KSD`na ilişkin bu kanıtlara dayanarak, rijid fiksasyon (füzyon) ve dinamik stabilizasyondan oluşan hibrid stabilizasyon kavramı ortaya çıkmıştır. Füzyonun üstündeki veya altındaki seviyedeki stres konsantrasyonunu sınırlamak ve komşu segmentlerde hızlandırılmış dejenerasyonun gelişmesini önlemek için, dinamik (esnek ve füzyonsuz) ve statik (rijid ve füzyonlu) iki bileşenden oluşan hibrid bir cihaz olan Dynesys-Transition-Optima (DTO) (Zimmer Spine) geliştirilmiştir. Hibrid stabilizasyonda DTO gibi pedikül vida-rod bazlı hibrid stabilizasyon dışında interspinöz cihaz bazlı hibrid stabilizasyon da kullanılmaktadır. Klinik sonuçlar DTO` nun instabil lomber omurga hastalıklarının tedavisinde %60 ila %90 arasında değişen bir memnuniyet oranıyla güvenli ve etkili bir alternatif sağladığını gösterse de postoperatif dönemde komşu segment hastalıkları (KSH), vida gevşemesi ve vida kırılması gibi komplikasyonlar rapor edilmiştir. Uzun dönem takiplerde ise KSD veya KSH gelişiminin hibrid sistemle dinamik sisteme göre daha az gözlendiği bildirilmiştir. Ancak çalışmalar dinamik hibrid cihazların güvenliğini desteklememekte olup, implant sertliğini azaltmak, implant tasarımını optimize etmek, hasta güvenliğini artırmak amacıyla daha fazla biyomekanik çalışma ve klinik araştırmalara ihtiyaç vardır.

Anahtar Kelimeler : Avantajlar ve dezavantajlar, Cerrahi tedavi, Hibrid stabilizasyon, Omurganın semptomatik dejeneratif hastalıkları, Vertebra